Kerem Tahar Gerdenzeri

327

 “Evet Kafkasya’da yaşayan Kürtler genelde Kürt klasiklerine meraklıdır. Aslında bu onların Kürt kimliklerine olan bağlılıklarından kaynaklanır… 1973’lerde ise hepimiz için Rock özgürlük demekti. Bir yandan Rock dinlemek, diğer yandan da Kürtlüğü sevmek ikisi birleşince ortaya Kürt Rock’ı çıktı.”

Kürtlerin susturulmak istendiği, Kürt kültürünün sınırlandırıldığı, Kürt müziğinin ise daha çok mahalli ortamlarda korunduğu bir dönemde bir grup genç Kürt Rock müziği yapmaya soyundu.

Kafkaslar’da sürgünde yaşayan Kürt gençlerinin bir araya gelerek oluşturdukları Kürt Rock grubu ‘Wetan’ın öyküsü, tüm imkansızlıklara rağmen başarıyı anlatan bir ders niteliğinde.

“Kürtçe’ye ve rock’a olan sevgimizi birleştirdik ve ortaya Kürt rock müziğini çıkardık” diyen Kerem Gerdenzeri, Wetan grubunu, bir plak yapmak için verilen 10 yıllık mücadelenin hikayesini ve sonunda ilk Kürtçe rock plak olan ‘Azadi’yi nasıl çıkardıklarının hikayesini anlattı.

Müziğe nasıl başladınız?

Belki Kürtler üzerindeki tarihsel baskıdan, belki de özgün olarak Sovyet döneminde Kürtlere yönelik sürgün ve baskı politikalarından olsa gerek. Müzik Kafkas Kürtleri için kendilerini ifade etmenin en önemli yolu. Bu yüzden klasikler çok uzun süre Kürdistan’daki dağlık bölgeler kadar Kafkasya ve Orta Asya Kürtleri arasında da korundu.

Ben de böyle bir zeminde doğduğum için müziğe olan sevgim çocukluktan başlar. Bu yüzden de daha on yaşımdayken babama müzik öğrenimi yapmak istediğimi söyledim, o da beni Tiflis’teki bas-gitar eğitimine gönderdi. Orada gitar eğitimi alarak müziğe başladım.

Neden Rock ve nasıl bir Kürt Rock’ı diye sorsak?

O dönem şunu düşünüyordum, eğer ülkede olsam belki de silah alır dağa falan çıkardım, yani özgürlük arayışım çoktu. Ama silah alıp dağa çıkacak bir zemin olmadığından gitar çaldım. Çünkü Kürt olduğumuzu uzakta işgal altında bir ülkemizin olduğunu biliyor ve kendimizi yaşadığımız yerlerde yabancı hissediyorduk.

Yani o dönem Kafkaslar’da insan gerçek bir sürgün psikolojisi hissediyordu. Özellikle de gençtik, derin çelişkiler yaşıyorduk ve özgürlük arayışındaydık. Zaten bu çelişkiler Kafkas Kürtlerinin asimilasyonunu engelliyordu, ama onları huzursuz da kılıyordu.

Evet Kafkasya’da yaşayan Kürtler genelde Kürt klasiklerine meraklıdır. Aslında bu onların Kürt kimliklerine olan bağlılıklarından kaynaklanır.

Benim aklıma nerden geldi derseniz tabii zamanlama önemli 1973’lerdi ve deyim yerindeyse ben o dönem çiçeği burnunda bir delikanlıydım. Rock, Pop gibi müzik türleri daha yeni sayılırdı ve tüm gençlerin, dolayısıyla bizim de ilgimizi çekiyordu.

Her yerde Beatles ve The Papa rüzgarı esiyordu. Hepimiz için Rock özgürlük demekti. Bir yandan Rock dinlemek, diğer yandan da Kürtlüğü sevmek ikisini birleşince ortaya Kürt Rock’ı çıktı.

İlk Kürt Rock grubu Wetan’a gelmek istiyoruz Wetan nasıl ortaya çıktı?

Yukarda belirttiğim duygularla gitarımla Rock çalıyordum, daha sonra bu türe ilgisi olan bir arkadaş topluluğumuz oluştu. Birlikte müzik yapmaya başladığımız bu arkadaş grubu ile 1973’lere geldiğimizde grup olduk. Biri Ermeni üçü de Kürt olmak üzere, 4 kişilik bir grubumuz oldu. Baterist Rafik Rafael Şamil, Gitar Ömer Sebri Recep, Org Liwan Şahbazyan ve yine gitarist solistliğini ben yapıyordum.

Grubumuza Wetan ismini ülkemize olan bağlığımızın ifadesi olarak koyduk. Böylece grubumuz kuruldu. Önceleri halk arasında kendi ortamımızda söylemeye başladık. Daha sonra müziğimizi farklı ortamlara da taşırmayı başardık.

Müziğe gelirsek, ilk Rock müziği yapmak zor olmadı mı? Örneğin sözleri ve müziğiyle yeni bir tarza girişmek zor olmadı mı? Sözleri kim yazıyordu?

Bazı şarkıların sözlerini ben yaptım, Kafkaslar’da yaşayan Mikaili Reşit, Karlini Çaçan, Aliyi İsko, Ordixane Celil, Latifi Hüsret gibi Kürt aydın ve şairlerin şiirlerini kullandım. Bu şairlerimizden aldığım şiirlerin melodilerini gitarla çalışıyordum. Belli bir şekil aldıktan sonra grup içinde çalışıyorduk ve özellikle de müziğin son şeklini vermede Ermeni asıllı orgcumuzun önemli bir payı oluyordu.

Wetan grubu bazı ödüllerde aldı sanırım?

Biz daha çok Kürt gençleri içinde sevildik, tutulduk. Ama 1978’de Gürcistan’da bir müzik festivali yapıldı. Bu Festivale Wetan grubu da çağrılınca hepimiz çok sevindik. Sadece festivale katılmak bile grubun tanınması için büyük bir şanstı. Ve biz de iyi hazırlanarak çıktık. Buraya binlerce kişi katılmıştı ve içinde Kürtler de vardı. Festivale birçok Gürcü grubunun yanında Ermeni, Yunan, Azeri ve Rus grupları katılmıştı. Biz de sahneye çıkıp parçalarımızı seslendirdik. Büyük beğeni topladı. Festival Rock grupları için aynı zamanda bir yarışmaydı. Burada hiç beklemediğimiz bir sonuçla dereceye girdik.

Gürcü televizyonlarında naklen yayınlanan bu program bize olduğu kadar Gürcistan’da yaşayan Kürtlere de büyük moral verdi. Festivalden sonra da Gürcü televizyonları bizimle özel bir program yaptı. SSCB sistemine bağlı tüm ülkelerin televizyonları ilişki halinde olduğu için bu program tüm SSBC coğrafyasında yayınlanmıştı. Kürt Rock grubu herkese ilginç geldi.

Gelelim plak konusuna sanırım bir de plak var…

1980’lerde bir plak yapma fikri ortaya çıktı. En önemlisi de bunun için kendimize olan güvenimiz oluşmuştu. Ama bu plak fikrini anlatırken şunun da iyi görülmesi gerek, o dönem Kürtlerin bu günkü kadar kurumları ve desteği yoktu. Bu yüzden o dönem bir plak yapmak çok zor bir işti.

O zamanlar Gürcistan’da bu tür plakları yapan büyük Melodi firması vardı. Bu firma tüm SSCB’de örgütlüydü. Melodi firmasına gidip bu isteğimizi ilettik. Bize bunun için Gürcistan’daki Kürt kurumunun yazılı bir önerge vermesi gerektiğini belirttiler. Ama o dönemki Kürt kurumları bazı kaygılardan dolayı bu öneriyi yapmadı. Ama yine de biz firmaya giderek plak yayınlanmasa bile plağın fonogramını yapmak istediğimiz belirttik bunun için bize izin verildi. Plak yapıldı ama basılıp dağıtımı olmadı.

Yeniden Yapılanma Dönemi’nde (Prostroika), yani 89’larda Melodi şirketinin sorumlusu yapılan değişikliklerden sonra plağı çıkarmanın mümkün olabileceğini bildirdi. Biz tekrar plağı sunduk. Azadi plağı önce Gürcistan kompozitörler grubu tarafından onaylandı. Daha sonra da Moskova’ya gitti ve orda Sovyet kompozitörler birliği komisyonu tarafından onaylanınca basımına geçildi.

Evet o dönemler bir plak yapmak o kadar zor olmuştu, ama Azadi tüm zorluklara rağmen yayınlanmıştı. Ve tüm Sovyet cumhuriyetlerinde satışa sunulmuştu.

Bir küçük ayrıntı da, ilginçtir. Azadi plağı yayınlandıktan sonra komisyon gelirleri almamız için bize bildirimde bulundu. Ama 1990’lardı ve Halepçe Katliamı henüz olmuştu. Katliamda zarar görenlere yardım amacıyla Londra’da bir hesap numarası açılmıştı. Biz de plaktan gelecek gelirlerin bu hesap numarasına aktarılmasını istedik. Bu kararımız sonucu plağın üstünde “bu plaktan elde edilen gelir Halepçe’de zarar görenler için Londra da açılan banka hesabına aktarılacaktır” ibaresi yer aldı. Böylece 11 şarkıdan oluşan ilk Rock müziği plağı, anlamlı bir yer de edindi.

Çalışmalarınız daha sonra nasıl devam etti?

Kürt halkı örgütlendikçe her şey daha kolay oluyor. 1998’de Mir Müzik’ten arkadaşlar benim de kendilerine katılmamı istediler. Ben de bu teklifi kabul ederek Düsseldorf’taki bazı çalışmalara katıldım. İlk gittiğim yıl Azadi adlı kaseti çıkardık. Daha sonra Özellikle Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın yakalandığı dönem, tüm Kürtleri olduğu gibi beni de derinden etkiledi. O dönemki duygusal atmosfer içinde Havar kasetini yaptım.

Daha sonra da ayrıca bazı şarkılarımın müziklerinin yer aldığı daha çok müziklerini kendi yaptığım bir estrümental çalışma çıkardık. Yine seçme bazı şarkıların yer aldığı kaseti Fransa’daki Master Lab Şirketi için uyarladım ve bu kaset de Paris’te çıktı. 

 

Gerdenzeri kimdir?

Kürt pop müziğinin ilk ustalarından Kerem Tahar Gerdenzeri 1952 yılında Gürcistan’ın Tiflis kentinde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda bass-gitar okuluna gitti. 1974 yılında rock müzikle tanışan Gerdenzeri, 1976 yılında bir grup arkadaşı ile birlikte “Wetan” grubunu kurdu. Grubu için sözler yazdı. Gürcistan’da katıldıkları bir festivalle adlarını duyuran Wetan, 1979’da “Baê Paîzê” adlı plağı çıkardı. 1991’de Wetan grubu dağılınca Kerem T.Gerdenzeri Moskova’ya taşındı. 1998 yılında ilk solo albümü olan “Azadi”yi çıkardı. 2001’de ise “Hawar” albümünü çıkardı. Gerdenzeri daha sonra sırayla “Sitranên Kerem T. Gerdenzerî bi Orkestor (2001) ve “Sitranên hilbijartî ji alboman Kerem T. Gerdenzerî” (2002) albümlerini çıkardı. Beş çocuk babası olan Kerem Tahar Gerdenzeri hala Rusya’nın başkenti Moskova’da yaşıyor.