34

Geçen yıl ilk defa düzenlenen Filmamed Belgesel Film Festivali’nin ikincisi, 20-26 Mayıs tarihleri arasında Amedli (Diyarbakır) sinemaseverlerle buluşacak. Bu yıl festivale yoğun ilgi olduğundan başvuru süresinin 27 Nisan tarihine kadar uzatıldığı belirtildi. Festivalde birçok belgesel, atölye ve seminerlerin gerçekleştireceği açıklandı. Çok dilliliği esas alan festivalde, tüm filmlerin Kürtçe alt yazılı gösterimleri yapılacağı da ifade edildi. 2. Filmamed Belgesel Film Festivali Direktörü İlham Bakır, belgesel sinemacılığın Kürtler ve Kürt sinemacılar için önemli bir alan olduğunu söyledi. Belgesel sinemanın Kürtler bakımından sanatsal bir etkinlik olmasının ötesinde, bir belge niteliği taşıdığı için önemli olduğunu dile getiren Bakır, “Bu anlamda belgesel sinemanın üretilmesini istiyoruz. Mezopotamya’da tarihleri, kültürleri yok olmak üzere olan Asuriler, Ermeniler, Êzidîler, Hıristiyanlar, Aleviler, kadın kimliğinden dolayı ötekileştirilmiş bütün kimlikler için belgesel sinema çekerek, farkındalık, duyarlılık yaratmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

Halil Dağ Kamera ödülü verilecek

Festivalde; belgesel film, atölyeler ve seminerlerin de gerçekleşeceğini aktaran Bakır, festivalin programı hakkında şunları belirtti: “Belgesel film yarışmasına 10 ile 15 film finalist olarak kalacak. Yarışmada 5 ödül verilecek. En iyi belgesel film, Jüri özel ve Halk jürisi ödülü var. Biz Amed halkının da bu festivallerin bir bileşeni olmasını istiyoruz. Ayrıca Cegerxwîn Sanat ödülü ile Halil Dağ Kamera ödülünü vereceğiz.” Festival’de bu yıl proje destekleme ödülünün de olacağını kaydeden Bakır, projesi hazır olan ancak imkansızlıklar nedeniyle çekemeyen sinemacıların bu bölüme başvurabileceğini ifade etti. Destekleyecekleri film projelerinin konularının öncelikli olarak Mezopotamya tarihi ve kültürel değerlerin ortaya çıkması olduğunu ifade eden Bakır, “Biz ayrıca bu belgesellerin Mezopotamya’da çekilmesine ve bu topraklarda kullanılan dillerden biri olmasına özen gösteriyoruz. Egemen dillerin dışında kalan dillerin kendini var edebilmesi için böyle bir koşul koyduk” dedi.

Federal Kürdistan’tan ilgi büyük

Bu yıl yarışma bölümüne yoğun ilgi olduğunu bu sebeple başvuru süresini 27 Nisan’a uzattıklarını dile getiren Bakır, özelikle Federal Kürdistan Bölgesi’nden çok yoğun bir başvurunun olduğunu söyledi. Festivali bölgede bir belgesel sinema okuluna dönüştürmeyi hedeflediklerini anlatan Bakır, “Çünkü böyle bir ihtiyaç var Türkiye’de. Türkiye’de genel festival mantığı, çekilmiş filmleri birbiriyle yarıştırmak. Biz yarıştırma kültüründen ziyade, belgesel film çekim süreçlerini demokratikleştirmeyi ve bunların paylaşımının da demokratikleşmesi sürecini geliştirmek istiyoruz” dedi. Bakır, 3 belgesel film yönetmeni tarafından 5 günlük teorik belgesel film atölyesi ile birlikte birçok seminer de düzenleyeceklerini açıkladı.

89

Derhênerê belgefilma Evdalê Zeynikê ya ku jiyana dengbêj Evdalê Zeynikê vedibêje û li her sê parzemînên Asya, Ewropa û Amerîkayê xelat kom kir, Bulent Gunduz, bal dikişîne ser pirsgirêkên sînemaya Kurdan û dibêje;
“Sînemaya kurdan, weke gelê kurd li cîhanê belav bûye” û wiha didomîne; “Bi ya min, pêwîstiya sînemaya Kurdan bi konferanseke lezgîn heye ku bikaribin di asta navneteweyî de hemû pirsgirêkên sînemeya Kurdan têde gotûbêj bikin.”

36

Londra 7. Kürt Film Festivali ve 3. Yılmaz Güney Kısa Film Yarışması, 17-24 Kasım tarihlerinde yapılıyor. Festival, Ekim ayında faaliyete geçecek olan Hackney’deki Picture House’da gerçekleştirilecek. 

Festivale ilişkin açıklama yapan Organizasyon Komitesi, 3. Yılmaz Güney Kısa Film Yarışması ön seçmeleri için son başvuru tarihini 25 Eylül olarak belirledi. Festival programına Kürt ve Kürt olmayan yönetmenlerin Kürtler ve Kürt sorunu konulu çalışmaları dahil edilecek. Seçmeler aşaması için İngilizce altyazılı olan uzun metrajlı film, animasyon, belgesel ve kısa filmler kabul ediliyor. Çeşitli formatlarda olan çalışmalar da (Dijital, 3D, Satellite, 35mm, HD, Mini DV, DVD vb.) kabul edilecek.
Festivale katılmak isteyenler, eserlerini DVD tercih olmakla birlikte DV CAM veye Mini DV olarak da gönderebilir. Bir kişi, en fazla iki eseriyle katılabilir; eserlerin 30 dakikayı geçmemesi gerekiyor. 2010-2011 yapımı, yine daha önce başka yarışmalara katılmış eserler de kabul ediliyor. Gönderilecek eserlerine üzerine açık bir şekilde eserin ve yönetmenin adı, format ve uzunluğu yazılması gerekiyor.
Bütün başvuru postalama ücretleri, yapımcı ve yönetmenlerin sorumluluğunda. Ön izleme kopyaları yönetmenlere, yapımcılara ve dağıtım şirketlerine geri gönderilmeyecek. Bütün kopyalar, Londra Kürt Film Festivali’nin arşivinde tutulacak.
Seçmeler sonrasında toplam 20 kısa film yarışmaya kabul edilecek. Yarışma sonucunda birinci, ikinci ve üçüncülere ödüller verilecek. İlk üçe giren eserler, Londra 7. Kürt Film Festivali’nden iki hafta önce açıklanacak.

Form ve iletişim bilgileri için www.lkff.co.uk adresine başvurulabilir.

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

31

Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Yılmaz Güney film festivalinin ana jüri üyeleri Belediye Başkanvekili Serhat Temel tarafından düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.
Festivalin bu yılki yarışmalı kategorilerin jüri listesinde önemli isimlere yer verdiklerini belirten Başkanvekili Temel, kültür sanat alanında gerçekleştirdikleri organizasyonlarla Batman’ı bir marka şehir haline getirmek istediklerini söyledi.

37

Endamên lijneya hilbijêr a 2-min Mîhrîcanê ya Yilmaz Guney ku ji aliyê Şaredariya Elihê ve dê 14 û 19ê mijdarê bê lidarxistin diyar bûn.

Endamên lijneya hilbijêr a 2-mîn Mîhrîcana Yilmaz Guney ku ji aliyê Şaredariya Elihê ve îsal 14 û 19ê mijdarê de tê darxistin li salona Civînan a Meclîsa Şaredariyê hatin eşkerekirin.

Cîgirê Şaredar Serhat Temel, diyar kir ku serlêdanên mijarên pêşbazîkirinê berê heta 3 Îlonê diyar kirine, lê ji ber daxwazên ku dema serîlêdanê bê direj kirin zêde ne, dema serîlêdanê ya dawî heta 30-ê îlonê dirêj kirine.

Temel, da zanîn ku mîhrîcan di 14 û 19ê mijdarê de dest pê dike û we 6 rojan berdewam bike û îsal asta mîhrîcanê bilind kirine. Lijneya hilbijartina mîhrîcanê ya beşa flîm û belgefîlman ji Parlamenterê Eniya Ked, Azadî û Demokrasî Sirri Sureyya Onder, gerînende-senarîst Yuksel Yavuz, gerînende Seren Yuce, gerînende-lîstikvan Nazmî Kirik û yapimci Sevîl Demîrcî pêk tên.

Endamên lijneya hilbêjêr a flîmên kurt û çîrok jî, ji gerînende-senarîst-nivîskar Ahmet Soner, rêxnedarê flîman Zahît Atam, nivîskar Mehmet Sebatlî, senarîst Onder Çakar û nivîskar Mehmet Şarman pêk tên.

Ji Rûdaw ê

27

Kürt yönetmen Mano Khalil’in “Cennet Bahçemiz” adlı filmi, İsviçre’de bu yıl düzenlenen 64. Uluslararası Locarno Film Festivali’nde İnci Ödülü’ne layık görüldü.

Khalil, “Cennet Bahçemiz” filmi ile farklı kültürlerin nasıl birarada yaşayabildiklerini anlatmaya çalışıyor. Bir anlamda çokkültürlü İsviçreli topluma ayna tutarak, parsellenmiş bir bahçe içinde sunuyor. Burada, en farklı coğrafi, dini, sosyal ve siyasi kökenden insanlar yan yana kendi parsellerinde, hayalleri ve sevinçlerinin zengin bir mikrokozmosunu oluşturarak, ancak aynı zamanda yalnızlık, vatan hasreti, aile trajedileri, çelişki ve çatışmalar ile kuşatılmış bir şekilde çalışmaktalar.
Yerli İsviçreli’nin düzen sevgisi, yabancı doğaçlama yeteneği, karşılıklı saygı ve zaman zaman entegre olma isteği ile ‘cahilce’ çatışmaktadır. 97 dakika olan filmin orjinal dili Almanca, Fransızca ve İtalyanca.

Güneybatı Kürdistanlı olan Mano Khalil, 1981-1986 yılları arasında Şam Üniversitesi’nde tarih ve hukuk okudu. 1987-1994 yılları arasında Kurgu Film Yönetmenliği eğitimi almak üzere eski Çekoslovakya’ya gitti. Burada, önce bağımsız bir yönetmen olarak ve daha sonra Slovakya Televizyonu için çalıştı. 1996 yılından bu yana İsviçre’de yaşıyor ve bağımsız bir yönetmen olarak çalışıyor. Mano Khalil çoğu belgesel olmak üzere çok sayıda filmi yönetti.

SUNA KÖSE/LONDRA
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

16

Festîvala Fîlman a Payîzê FÎLMEKÎMÎ îsal digel Stenbolê li Amed, Îzmîr, Bursa, Konya û Trabzonê jî li dar dikeve.

Fîlmekîmî ku ji aliyê ÎKSV (Weqfa Çand û Hunerê ya Stenbolê) ve tê li dar xistin îsal ket 10 saliya xwe. Festîvala ku îsal di navbera 8-15’ê kewçêrê de li Stenbolê li dar dikeve, dûre diçe bajarên din. Festîval yekemîn car li derveyî Stenbolê jî li dar dikeve û li gor bernameya festîvalê di navbera 13-16’ê kewçêrê de il Îzmîr, di navbera 20-23’yê kewçêrê de li Bursa û Konya, di navbera 27-30’ê mehê de jî li Amed û Trabzonê li dar dikeve.

Bernameya festîvalê hat eşkerekirin. Dîrektora Festîvalê Azize Tan got ku niha wan navê 30 fîlmî eşkere kirine lê di rastiya xwe de dê 40 fîlm bêne nîşandayîn û 10 fîlmên navên wan nehatiye eşkerekirin dê di rojên pêş de eşkere bikin.

Tan got ku digel par 43 hezar kesî li festîvalê temaşe kiriye jî îsal wan nekariye sponsor bibînin û bêyî sponsor festîvalê li dar dixin, em di meha rezberê de li benda her kesî ne ku bêne temaşekirina fîlman. Li ser fîlmê herî serketî yê festîvalê kîja ye jî Tan wisa got: “Bi ya min fîlmê Cefer Penahî ‘Ev ne fîlmek e’ derdikeve pêş û divê her kes lê temaşe bike. Penahiyê ku ji çêkirina fîlman hatiye mehkûmkirin di vî fîlmî de, mehkûmkirina sînemagerekî ji çêkirina sînemayê tişteke çawa ye nîşan dide.

Di festîvalê de fîlmên ku di festîvalên wekî Berlîn, Cannes, Venedîk û Toronto de promiyera dinyayê hatine kirin û xelat girtine dê bêne nîşandayîn.
Di 8 rojên festîvalê de fîlm dê li Beyogluyê li sînemayên Atlas û Beyoglu, li Nîşantaşi li Nişantaşi City’s û li Maçkayê jî li Cinebonusê bêne nîşandayîn. Festîvala ku di sala 2002’yan de dest pê kir ji serî de li Sînemaya Emekê dihat nîşandayîn lê ji ber girtîbûna Emekê li salonên din derdikeve pêşberî temaşevanan.

Ji bilî Stenbolê, li bajarên din bi alîkariya bernameya MEDIA ya Yekîtiya Ewropayê festîval li dar dikeve. Li gor bernameyê li Îzmîrê li YKM Cinebonus, li Bursayê Sînemaya Burç, li Konyayê Sînemaya Kule Site, li Trabzonê Cinebonus Forum Trabzon û li Amedê jî li Avrupa Sinemasi dê fîlm bêne nîşandayîn.

Bilêtên fîlman îsal li Îzmîrê 10 Tl û 8 TL (yên erzan), li Bursa, Konya û Trabzon 8 TL û 5 TL (yên erzan) û li Amedê jî 5 TL û 3 TL (yên erzan) ne.
Li Stenbolê jî nava hefteyê (di seansên 1.00, 13.30, 16.00) bilêt bi 5 TL, seansên nava hefteyê yên 19.00 û 21.30 û dawiya hefteyê hemû de bi 14 TL û 8 TL (yên erzan) têne firotin. Di 1’ê rezberê de dê dest bi firotina fîlman bê kirin.

Vane hin fîlmên ku di festîvalê de derdikevin pêş:

• ELENA / Derhêner: Andrey Zvyagintsev
Andrey Zvyagintsev ku bi fîlmên xwe “Veger” û “Sirgûn” beşdarî Festîvala Fîlman a Stenbolê bûbû û rastî eleqeyeke baş hatibû vê carê bi “Elena” dibe mêvanê Fîlmekîmî.
Fîlm li Cannesê di beşa “Nêrîneke Diyar” de hat nîşandayîn û Xelata Juriyê girt. Fîlm çîroka Elena ku kurê wê ji bo pêşeroja xwe biryareke dijwar daye û jiyan veguheriye xemginiyekê. Her wiha fîlm rewşa ehlaq û fedekariya li Rusyaya niha digire bin lêpirsînê.

• Zarokê Bi Bisqilêt / BİSİKLETLİ ÇOCUK / LE GAMIN AU VELO / Derhêner: Jean-Pierre Dardenne & Luc Dardenne

Fîlmî di Festîvala Cannesê de Xelata Mezin a Juriyê tevî “Bir Zamanlar Anadolu” ya Nuri Bilge Ceylan girt.
Fîlm çîroka Cyril ê 11 salî ku bavê wî êdî wî naxwaze û li yêtimxaneyê dimîne bi zimanekî hikayeyî pêşkêş dike. Di serlîstikvaniya fîlm de Thomas Doret ê biçûk heye ku bi lîstina xwe gelek bal kişand.

• MELANKOLİA / MELANCHOLIA / Derhêner: Lars von Trier
Lîstikvana fîlm Kirsten Dunst bi rola xwe ya di vî fîlmî de li Cannesê Xelata Lîstikvana Herî Serketî girt. Derhêner li ser naveroka fîlm dibêje: “Fîlmekî xweş ê li ser dawîlêhatina dinyayê.”

• SNOWTOWN / Derhêner: Justin Kurzel
Fîlmê derhênerê avusturyayî Justin Kurzel “Snowtown” li Cannesê Xelata FIPRESCİ girt. Jamieyê 16 salî di dema ku dixwaze ji şîdetê dûr here, nêzî kujer John Bunting tê.

• Ev ne fîlmekî ye / BU BİR FİLM DEĞİL / THIS IS NOT A FILM / Derhêner: Mojtaba Mirtahmasb & Cafer Panahi
Derhêner Cefer Penahî ji ber sedema piştgirî dabû muxalifên îranê ceza lê hatibû birîn ku 20 salan fîlm nekişîne û her wiha cezaya hepsê ya li mal dabûnê. Penahî di dema ku li mala xwe vê cezayê dikişîne hevalê wî derhêner Mojtaba Mirtahmasb ji bo rojekê tê serdana wî û ew li mal vî fîlmî dikişînin. Ew piştî kişandinê fîlm di USB’yekê de ku di nav pastayekê de veşartine derdixin derveyî Îranê û li Cannesê nîşan didin.

• Cihê ku ez dixwazim lê bim / OLMAK İSTEDİGİM YER / THIS MUST BE THE PLACE / Derhêner: Paolo Sorrentino
Fîlm wekî gelek fîlmên ku li ser Qampa Auschwitz ya di dema Şerê Cîhanê yê 2’yemîn de hatine kişandin, mijar3e digire dest. Fîlm îsal li Cannesê Xelata Yekîtiya Dêran girt.

• ARTİST / THE ARTIST / Derhêner: Michel Hazanavicius

• LA GUERRE EST DECLARÉE / Valérie Donzelli

• Baş e niha bi ku de? / PEKİ ŞİMDİ NEREYE? / WHERE DO WE GO NOW? / Derhêner: Nadine Labaki

• Perok / SALGIN / CONTAGION / Derhêner: Steven Soderbergh

• A DANGEROUS METHOD / Derhêner: David Cronenberg

• HWANGHAE / Derhêner: Na Hong-Jin

• Hûn bi xêr hatin Almanyayê / ALMANYA’YA HOŞ GELDİNİZ / WILLKOMMEN IN DEUTSCHLAND / Derhêner: Yasemin Şamdereli

• MARGIN CALL / Derhêner: J.C. Chandor

• Delala radizê / UYUYAN GÜZEL / SLEEPING BEAUTY / Derhêner: Julia Leigh

***

Ji Diyarname’ye

68

Mezopotamya Sinema Kolektifi’nde 6 aylık eğitimini tamamlayan öğrenciler, mezuniyetlerini kısa film ile tamamladılar. Kolektif, ana akım sinema sektörüne inat ‘öteki’nin sesi olmayı hedefliyor.

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışma yürüten Mezopotamya Sinema Kolektifi (MKS) Sinema atölyesi’ne katılan öğrenciler, kendi yazıp yönettikleri bir kısa film çekti.

33

5. Manchester Kürt Film Festivali’nde görücüye çıkan “Babamın Fotoğrafı” filminin çekimleri nisan ayında tamamlandı.

Manchester’da çekimleri yapılan filmin dili ise İngilizce. “Babamın Fotoğrafı”, genç bir çocuğun babasının ölümünü beklenmedik bir şekilde keşfini anlatan kısa metrajlı bir film. 

27

Derhênerê kurd Umur Hozatli mijara yekem fîlmê xwe yê metrajdirêj “Azadiya Wenda” bo Rûdawê vegot û da zanîn ku ew bi xwe di nava trajediya ser de mezin bûye. Fîlmê Hozatli atmosfera salên 90î ya ku bi kuştinan, girtinan, işkenceyan û tirsa endamên JITEMê ku di nava gel de kûr kiribûn, tîne ser perdeya spî. Hozatli destnîsankir ku ji ber kêmasiya butçeyê ew neçar maye fîlm di 17 rojan de bikişîne.

Fîlmê Umur Hozatli Azadiya Wenda di meha Îlonê de tê sînemayên Ewropa. Hozatli dezavantaja sînemaya azad bi butçe û kadroyên kêm wesif dike û dibêje: ‘’Ez ê meşa xwe wiha bi tenê berdewam bikim.’’   

Rûdaw: Me bi salan we wek rojnamevanekî nas dikir, sedemên ku hûn karekî wiha bidin ber xwe, çi bûn?

Umur Hozatli: Li Tirkiyeyê hemû mirovên zana li ber rastiyên jiyanê dikevin bin barekî giran. Min tiştên ku di fîlmê Azadiya Wenda de vegotiye, bi salan e daye pişta xwe. Ben Ango min hertim xwe di bin barê êş û bûyerên ku JİTEMê, kontrgerillayê, dewleta kûr, Ergenekonê û zalimên din li dijî gelê kurd kirin, dihesiband. Piştê cihekî ev êş û var êdî zêde giran bû. Min jî hêz da xwe û biryar da ku ez vê barê bi gelên Tirkiyê û dinyayê re parvebikim. Min vî karî jî bi hêza sînemayê ya ku xwe dikare bigihîne herkesî, pêkanî. Lewma fîlmê min Kayip Ozgurluk (Azadiya Wenda) li Tirkiyeyê tevlî sê festîvalên herî mezin bû û niha ber bi festîvalên navnetewî ve diçe.

Ango we bixwe senaryo û çîroka fîlm nivîsand? We qet sûd ji kesên din û çavkaniyên din negirtin?

Min piştî xebateke dirêj û narîn senaryo nivîsand. Ji ber mijarek girîng e û behsa wendayan, kuştiyên kujerên wan ne diyar û kiryarên JİTEMê dike, min nêzîka salekê çavkaniyên dewletê, yên sivîl lêkoland, min guh da îtîrafkarên JİTEMê û piştî analîzên dirêj dest bi nivîsandina senaryoyê kir. Piştî ku nivîsandin qediya min senaryoyê da kesên ku mijarê baş dizanin, kesên di sînemayê de xwediyê ezmûn in. Wan jî xwendin û gelek tiştên girîng lê zêde kirin.

We çima bi taybet ev mijar hilbijart?

Tiştê ku Kurd piştî salên 90î dijîn trajediyeke mezin e. Ez jî di nava vê trajediyê de mezin bûm û bûm şahîdê wê, qurbaniyê wê û tohmetbarê wê. Hilbijartina min a yekem ev trajediya ku ez tê de mezin bûm, bînim ziman û di vir de jî derbeya taybet li JİTEMê bixim. Dewletê li himberê gelê kurd tiştê ku hêza artêsê nekir, bi rêya şerê ITEMê bi rêbazên taybet mesand. Lewma JİTEM tetikvanê şerê taybet e. Pêwîst bû ez behsa wê bikim.

We di kişandina fîlm de ji ti dezgehek alîkarî standin?

Min ji yek dezgehekî fermî yan jî ne fermî, sîrketekî ti alîkarî nestand. Min û hevalên xwe me bi derfetên xwe fîlm kisand. Pirsgirêka herî mezin a sînemaya alternatîf, sînemaya serbixwe butçe ye. Ev bû pirsgirêka me ya mezin. Ev jî bi xwe re cendîn pirsgirêkên din tîne. Ji ber vê ez necar mam ku fîlm di 17 roja de bikisînim. Ji bo fîlmek sînemayê ne demeke normal e. Fîlmek di 17 rojhan de nayê kisandin, divê neyê kisandin. Lê eger pereyê we tunebe, hûn ê bi vî rengî xwe ji mesrefên zêde xilas bikin.

Hûn beşdarî 7 festîvalên fîlman bûn. Nêzîkatiya komîteyên festîvalan çawa bû ji bo fîlmê we?

Fîlm li Tirkiyê beşdarî hemû festîvalên mezin bû. Min ev yek çaverê nedikir. Jiber ku li Tirkiyeyê meselaya kurd û mijara JİTEMê hê jî mirovan diêşînin, min digot wê komîteyên festîvalan newêribin fîlmê me pêşkêş bikin.  Lê ez şaş derketim. Li Tirkiyeyê mirov dikare bêje ku êdî komîteyên festîvalên fîlman ji mirovên wêrek pêk tên. Di hinek komîteyên festîvalan de ev fîlm zêde hatiye nîqaşkirin, ango pêşkêş bikin an nekin. Lê piraniya wan bi erênî nêzîk bûn û lewma fîlm di festîvalên mezin de hat nîşandan.

Wekî we gelek derhênerên kurd ên din jî hene. Hûn hewldanên wan çawa dinirxînin?

Beriya hertiştî dixwazim bêjim ku sînemaya kurdî êdî hêviyewke mezin dide. Hêvî ew e ku hevalên bi sînemayê re mijûl in pir enerjîk û xwedî biryar in. Ez xwe di qada şer de dibînim. Min biryara xwe daye ku sînemaya azad çêkim û ez piştgirî bibînim nebînim jî ez ê bi taktîkên gerîlla hîn fîlmên mezin û baştir çêkim. Dezavantaja min a mezin ew e ku ez bi tenê me. Lê ev e sînemaya azad û ez ê bazdana xwe ya azad bidomînim.

Wê “Azadiya Wenda” kengê were sînemayên Ewropa?

Wê di meha Îlonê de bê Almanya û çendîn welatê din ên Ewropa. Ez hêvî dikim ku gelê me yê li Ewrûpa ligel saziyên xwe eleqeyek baş bidin fîlm.

 Umur Hozatli kî ye?

Umur Hozat di sala 1969ê de li Dêrsimê hatiye dinyayê. Tenê dibistana seretayî xwendiye. Di sala 1992ê de dest bi rojnamevaniyê kir.  Di rojnameyên wek Ozgur Gundem, Ozgur Ulke, Yeni Politika, Demokrasi, Ozgur Bakiş ve Yeni Gundemê de peyamnêrî, editorî û nivîskariya quncikan kiriye. Hozatli di sala 1997ê de bi navê “Serfiraz” çîrokek nivîsand û ev çîrok ji NCM Xelata Taybet a Juriyê wergirt, di heman salê de xelata çapemeniyê ya Komîteya Çavdêriya  Helsinki bi dest xist. Hozatli ji hinek kanalên televizyonê yên Tirkiyeyê, Îraqê û Ewropayê re bernameyan amade dike. “Kayip Ozgurluk”, yekem fîlmê wî yê metrajdirêj e. 

KAYIP ÖZGÜRLÜK & LOST FREEDOM

Rudaw.net

VIDEO