‘Müziğimiz asimilasyonu geciktirdi’

37

“Kürtlerin tarihi gözönünde tutulursa, Kürt müziği, halk kimliğinin korunmasında önemli görevler üstlenmektedir. İki sebepten dolayı böyle bir fonksiyona sahiptir: Birincisi; müziğin içeriği ve tarihi süreç içinde gelişen halk kimliğini koruması. İkincisi; süregelen asimilasyon politikalarına karşı müziğin Kürt diline ve kültürüne olan katkısıdır.”

Yüzyıllarca asimilasyon ve yasaklar altında gelişimine ket vurulan Kürt müziği, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin yarattığı zemin ile gelişme şansı buldu. Kürt sanatçılar Xemgîn Bîrhat, Ozan Aydın, Serhat Karakaş, Ednan Kerim, Xelîl Xemgîn ile Kürt müziğinin gelişim seyrini, etkilendiği unsurları ve yaşanan sorunları konuştuk.
Xemgîn Bîrhat ile Ozan Aydın’ın görüşlerine yer verdiğimiz dosyamızın birinci bölümünde; aynı zamanda müzik doktorası sahibi olan Xemgîn Bîrhat, Kürt müziğinin temel işlevlerini şöyle değerlendirdi…

Müzik kavramının Kürtlerdeki karşılığı ile başlayalım…

Kürtler kavram olarak müzik kelimesini fazla kullanmazlar. Bunun yerine ‘Klam’ (Şarkı), ‘Helbest’ (Şiir), ‘Stran’ kelimelerini kullanırlar. Kürtlerin müzikal davranışlarının bütünü çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunlar ekolojik, biyolojik ve sosyal şartlardır. Ekolojik şartlardan doğada ve tabiatta var olan materyal ve resorlar, coğrafi yapı, iklim durumu ve çevresel faktörlerdir. Biyolojik şartlardan anladığımız, doğuştan gelen müzik yapma ve sergileme yeteneği, daha çok duyu ve ses organlarının özellikleri, dans veya enstrümental kullanımındaki hareketlerden anlıyoruz. Müzik yaşamını belirleyen diğer etmen ise, toplumun sosyal yapısı ve bu toplumda tüm bireylerin tek tek yer aldıkları konumlarıdır. Tüm bu etmenler göz önünde tutulursa, Kürt müziğinin toplumsal işlevi üç ana kategoride belirlenebilir. Bunlar, iletişim, sosyal ve siyasal işlevlerdir.
Bu üç işlevi ayrı kategorilerde ele alabiliriz. İlk olarak iletişim işlevi nedir?
Müzik yapmak bilinçli bir eylemliliğin yanında sanatsal bir üretimin müzik ile belli bir içerik ve form içerisinde sunulmasıdır. Bu içerik belli bir anlam ve paylaşımı taşıdığında, belli alıcılar tarafından algılanmayı talep etmekte, yani doğrudan iletişimi mecbur kılmaktadır. Bir müzik eserinin dinleyicisi ile iletişim kurmak için kulanıllan işaretlerin deşifre edilmesiyle mümkündür. İşaretler, ifade ve anlam araçlarıdır ve bir toplum bireyleri tarafından sosyal yaşam içinde vuku bulur. Kendi toplumunun bir bireyi olan sanatçı, toplum ile kendi arasında ne kadar bütünleşirse, eserlerindeki iletişime de o kadar olanak verir. Sözlü Kürt müziğinde  kullanılan dil ve müzikal işaretler, mantık ve duygusal iletişimi mümkün kılmakta.

Kültürel ve sosyal işlev…

Bildiğimiz gibi insan, fiziksel bir çevreden ve sosyal bir çevreden, belli toplumsal normlar ve değerler içerisinde büyür. Kişinin yaşam çerçevesini, bağlı bulunduğu toplum, onun kültürü, bilgi, görüş ve aktivitesini belirler. İnsanın estetik üretimi doğuştan var olan bir şey değil. Zamanla içinde büyüdüğü kültür belirler; çünkü burada bir kişi tarafından bir toplumun tarihi boyunca idealleri, normları, tasarımları estetik bir formda sunulmaktadır. Bu açıdan Kürt müziği, Kürt kültürünün bir yansımasıdır. Bir kültür faktörü olarak müzik, kişiye subjektif gerçekliğini, düşüncesini, algılama duygu ve davranışını etkiler.
Bir toplumun özellikleri, onun değer yargıları, coğrafik, sosyal, dini, siyasi ve ekolojik durumu, onun müziğinin toplumsal anlamını ve formunu belirler. Kürt toplumunda müzik yapmak sosyal normlardan davranmaktır. Aynı zamanda ihtiyaçların tatmininden ziyade genel toplumun sosyal entegrasyonunu da geliştirmektir bu. Bir toplumun sürekliliği onun gelenek ve göreneklerinin transgeneratif durumuna bağlıdır. Müzik yapmak muhakkak ki bir amaca hizmet yapmak değildir, ama sonuçta subjektif olarak amaçlanan objektif sosyal davranışlara olanak sağlar. Bu açıdan Kürt müziği, (bilinçli veya bilinçsiz) Kürt kültür değerlerinin taşıyıcısı konumundadır.

Kürt müziğini siyasal işlevi bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürt müziğinin politik olarak görülmesi, Kürtlerin tarihsel ve toplumsal şartlarından kaynaklanmaktadır. Henüz süregelen asimilasyon politikaları ve Kürtlerin kendisini tam anlamıyla ifade edemediği bu durumda, Kürt müziğinin asimilasyona karşı, Kürtlerin kendilerini ifade etmenin bir aracı olarak ortaya çıkması, ona siyasal bir karekter kazandırmaktadır. Bu durumda sergilenen müziğin, siyasal bir söylemi dile getirmesine gerek yok, doğal olarak müziğin entegratif ve stabilizasyon fonksiyonları, Kürt müziğine bir nevi siyasal statü vermektedir. Çünkü bu, müzik asimilasyonunu durdurmazsa bile, yavaşlatan bir faktördür. Ama bunun yanında Kürtler bilinçli olarak da, ideolojik ve politik müzikler yapmışlardır.
İdeolojiler, politikanın temel taşlarıdır; toplumsal sorunlara ve çıkarlarına bakışı da içermektedir. Tarihsel süreç boyunca Kürtler çeşitli ideolojilerle tanışmışlardır. Bu ideolojiler daha çok Kürtleri baskı altında tutma ve onu parçalamayı hedeflemiştir. Kürtler kendi çıkarlarını temsil edecek bir ideoloji yaratamamışlardır, onun için de kendilerini temsil edecek bir ideolojiye sürekli ihtiyaç duymuşlardır.

İdeoloji müzikte nasıl ifadesini bulur?
Kürt müziğinde ifadesini bulan birinci siyasi talep; kendilerinden alınan ülkeleridir. Kürt insanının ülkesiz olması, onu siyasi olarak dayanaksız, kökünden koparılmış ve kendisine yabancılaştırılmış demektir. Bu konumda Kürt müziği, Kürtlerin bu ülkesizlikten doğan sosyal ve psikolojik yapılarına bir dayanak teşkil etmekte ve Kürt toplumunda var olan çoğu sorunların, ülkesizlikten kaynaklandığına işaret etmektedir.
Tarihsel süreç içerisinde Kürtler, çeşitli ideolojilerle tanışmışlardır. Bunlardan en önemlisi 20. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan ve Kürtlere özgürlük ve kurtuluş vaad eden PKK ideolojisidir. Son yıllarda, form ve biçim olarak Kürt müziğine önemli katkı sunan bu müzik tarzı, özünde bir partinin veya örgütün ideolojisini insanlara taşıma propagandası görevini üstlenmiştir. Bu politik ve ajitatif şarkılar, Kürtler arasında sempati ile karşılanmıştır. Çünkü dile getirilen ideolojik söylemler, Kürtlerin toplumsal yaşamından kopuk değildi. Dolayısıyla bu yol ile insanları bu ideolojik söylemler bazında etkilemek, hatta onları mevcut sisteme karşı ayaklandırmak kolay olmuştur. Bu şarkıların en önemli özelliği ‘biz’ formunda sergilenmesidir. Bunun sebebi, halkı şarkının içeriğiyle  özdeşleştirmektir. Şarkıların genel içeriği, partinin kayıtsız şartsız olarak, mücadelenin garantisi konumunda olduğudur. Burada bireylere, parti etrafında birleşmeleri, haklı dava için mücadele etmeleri çağrısı yapılıyor.
Siyasal söylemlerin dile geldiği diğer bir kategori ise, ‘Şehit şarkılarıdır.’ Bu şarkılarda şehitler, Kürt toplumunun ideal kişilikleri olarak anlatılır ve bütün Kürtleri, onların mücadelesine sahip çıkmaya çağırır.

Müziğin, Kürtlerin halklaşmasındaki rolü hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Halk kavramını üç etmen belirler; dil, kader (tarihsel) ve kültür birliği. Bu etmenler sembolik, mitolojik ve adetler bazında toplumdaki bireylere verilir. Bu anlamda müzik önemli bir görev üstlenir. Mitoloji, kültürde anlamları yorumlamak, kültürel düşünceyi ve örneği temsil etmenin temelidir. Mitolojide bir toplumun gerçek kimliği saklıdır. Kürt müziği, bu mitolojiyi şekil olarak anlatım ve sembollerle var olmaya bir anlam kazandırır. Bunun sergilenmesinde bir halkı diğer halklardan ayıran özelliklerini, değer yargılarını, davranış şekillerini görebililiriz. Bu durumda dünyayı yorumlamak, olayların birbirleriyle olan bağlarını anlamak, kültürde içselleştirdiğimiz kural ve davranış biçimleriyle sembolize ederiz.
Böylelikle binlerce jenerasyondan beri toplanmış olan aşkın, baharın, güneşin batışı, bülbülün ötüşü ..vb gibi, duygusallığın tarihi kompleksinden ve tecrübesinden derinleşmiştir. Kürt müziği, sembolize ettiği toplumsal değerlerle, toplumdaki birlik ve dayanışmaya da güç vermektedir.
Kürtlerin tarihi gözönünde tutulursa, Kürt müziği, halk kimliğinin korunmasında önemli görevler üstlenmektedir. İki sebebten dolayı böyle bir fonksiyona sahiptir. Birincisi müziğin içeriği ve tarihi süreç içinde gelişen halk kimliğini koruması. İkincisi, süregelen asimilasyon politikalarına karşı müziğin Kürt diline ve kültürüne olan katkısıdır.

Müziğin bir çok sosyal fonksiyonu da var, bu Kürtler de nasıl gelişiyor?

Kürt toplumunun pratik yaşamında, birçok müzik dalına rastlamak mümkün. Bunlar sevgi, düğün, iş, ağıt, yeni yıl, dini ve lirik, epik şarkılardır. Bu müziklerin hepsinin ortak özelliği, günlük yaşamla bağlantılı olmalarıdır. Bu bağlılık, toplumsal yasamdaki ritüellerin, ahlaki değer yargılarına ve hukuksal sorunların çözümüne kadar gitmektedir. Aşk şarkılarında, Kürt kadınının toplumsal duruşunu ve yaşam olanaklarını görmek mümkündür. Buna karşı düğün şarkılarında sistemi stabile eden bir fonksiyondan bahsedebiliriz. Gelin ve damat sürekli övülürler; taraflar artık akraba olurlar. Bu, insanların biraz gelin ve damadın hatırına da olsa, bir arada barış içinde yaşamalarına bir çağrı niteliğindedir. Aynı zamanda iş şarkılarında, Kürt toplumunun doğa şartlarına göre şekillendiğini, daha doğrusu doğa şartlarının, toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini anlamak mümkündür. Elbetteki bu şarkıların içeriği sadece iş değildir, ama bu etkinlik insanlara şarkı söyleme ve üretme imkanı sağladığı gibi yapılan işin daha rahat yapılabilmesi için de, insanların psikolojisine hitap etmektedir. Diğer bir şarkı kategorisi de ağıt şarkılarıdır. Bu şarkılarda çoğu zaman kaybedilen insanlara ağıt yakılır; ama bu şarkılarda Kürt toplumunun ince özelliklerini yakalamak da mümkündür. Örneğin kan davaları, kız kaçırmalar, aşk destanları vs…


Ozan Aydın: Dengbêjler filozoftur

Kürt müziğinin diriliş mücadelesi verdiğini belirten Ozan Aydın, dengbêjliği ise filozofik bir yaklaşım olarak ele alıyor. “Hayat ve Stran birbirini tamamlayan bir dinamizmdir” diyen Ozan Aydın ile Kürt müziğinin geldiği düzey ve dengbêjlik üzerine konuştuk.

Kürt müziğinin geldiği düzey hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kürt müziği, asırlardır boynunda düğümlenmiş ipi kopararak yeniden dirilişin mücadelesini sergiliyor. Param parça duygularla kendi toplumundan kültüründen koparılmış olarak göçebe hayatı yaşayan Kürt sanatçıları, yüreklerindeki enkazda tutsak kalmış hisleri ile sanat yapmak için çaba sarfediyorlar. Darmadağınık yaşamın etkisinden sıyrılabilme adına önemli arayışlar sergilenerek, ciddi uğraşların olduğunu düşünüyorum.
Kürt müziği, özellikle sözsel temada hep tarihi sorgulamış, toplumsal çelişkiyi yargılamış ve ihanetleri deşifre etmiştir. Tabii bunun yanında kahramanlıkları, güzel aşkları, çiçekleri, doğayı ve tüm Kürdistan coğrafyasını baştan başa konu edinmiştir. Beraberinde Kürt dilini de geliştirip, adeta bir yol haritası niteliğinde özgürlük mücadelesi önüne kocaman bir sofra misali sermiş ve ciddi bir alternatif doğurmada önemli rol oynamıştır.
Kürt mücadelesi ve Kürt müziği birbirini tamamlayan bir dinamizm olarak özgürlük yolunda besleyici ve güçlü bir mekanizma oluşturmaktadır ki, öncü olan etken bu mekanizmadır.

Geleneksel Kürt müziğinin yapısal özelliklerinden bahseder misiniz?
Tarihi yapısı ile baktığımızda Kürt müziği, çoğunlukla bestecisi bilinmeyen, halka mal olmuş ve anonim olarak ağızdan ağıza dolaşarak söylenen eserlerdir. Coğrafi yapı, ağız yapısı, makam ve usül olarak, yörelere göre farklı karakterler içermektedir. Kürtler içerisinde enstrümanlar fazla ön planda olmayıp ağırlıkta sözlüdür. İki temel taş olarak “dengbêjî” uzun havalar ve kırık havalar şeklinde halaylar çekilerek söylenen ritmik klasikler olarak ele almak gerekir. Açık fikirlilik ve sözlülükle liriktir; ikisinde de tema aynıdır ve burukluklar bile zaman zaman coşkulu bir şekilde anlatılır.

Araştırmalara göre makam olarak: Kurdî, Kurdî-Hicaz, Acem Kurdî, Muhayyer Kurdî, Neva Kurdî, Segah, Çargah, Beyad şeklindedir. Fakat ağırlıkta, Kurdi-Hicaz ve Beyad belirgindir.

Sözlü gelenek olan dengbêjliğin Kürt müziğindeki yeri ve önemi nedir?
Ben dengbêjliği, filozofi olarak nitelendiriyorum. Filozoflar kendi dünya görüşleri ile yaşamı yorumlarlar, dengbêjler ise kendi bakış açıları ile yaşamı yorumlar; fakat onlar bu yorumu artı olarak nefesleri ile ezgiler eşliğinde yapıyorlar. Denbêj, klamlarında tabiatı anlatıyor, coğrafyayı tanıtıyor, toplumsal yapıyı, yaşantıyı yorumluyor ve örgütleyerek yönlendiriyor.
Bazen bir hikayenin kahramanlarını ezgisel aktarırken, her bir gönülün bir prensini ya da prensesini tarif ediyor. Küskünlüğün, dargınlığın negatif halini sergilerken beraberinde sempatik duyguları geliştiriyor. Dengbêjlik, tarihin dip diri tanıklığı olarak binlerce yıllık kültürün günümüze taşıyıcılığıdır. Dil ve kültür okuludur.

Kürt müziğinin komşu halkların müziği ve kültürleri ile etkileşimi nasıl?
Kürtler, Farslar, Araplar, Türkler, Ermeniler ve Asuriler gibi halkların ortak paydaları olmuştur. Bu konuda özel bir araştırmam olmamakla beraber benim görebildiğim kadarıyla, özellikle Kürtler ve Türkler arasında gerek makam, gerek dil ve gerekse usül olarak müziğe bakıldığında, çok büyük etkileşim göz önündedir. Örneğin: Ölülerine ağlarken ya da halaya dururken, sözcükler farklı dilden fakat ses tonları ve nağmeler aynıdır. Çok açık bir biçimde görebiliyoruz ki, Türk müziği, Kürt müziğinin etkisinde kalmıştır.

Müziğin, Kürtlerin toplumsal yaşamındaki yeri nedir?
Önce ses ve dil vardır ki, insan yüreğindeki duygularla bütünleşip stran olarak bireyin ve sonrasında toplumun hayatına girer. Stran ve hayat birbirini tamamlayan bir dinamizmdir. Stran eğitsel bir biçimde, bir denge, özgün bir kimlik ve karekter oluşturmada önemli bir rolü sahiplenerek bireyi kucaklar ve toplumsal yaşamda işlevsel hale getirir. Dili sevdirir, geliştirir ve güçlendirir. Kültürel özellikleri zenginleştirir. Ulusal duygu ve düşünceleri pekiştirir ve derinleştirir.

 YARIN: Xelîl Xemgîn, Serhat Karakaş ve Ednan Kerîm’in Kürt müziğine ve bugünkü durumuna ilişkin görüşleri…


MEHMET SUKAYA
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA